E-ticaret hacminin patlamasıyla birlikte lojistik sektöründe yaşanan “hız baskısı”, teslimat güvenliği kurallarının ihlal edilmesini adeta bir sektör standardı haline getirmiştir. Taşıyıcının asli borcu, ürünü alıcıya veya yetkili kıldığı kişiye “sağlam ve güvenli” bir şekilde teslim etmektir. Kuryenin kargoyu apartman girişine, kapı önüne veya komşuya, alıcının açık rızası ve talimatı olmadan bırakıp gitmesi, hukuken geçerli bir “teslim” sayılmaz. Türk Ticaret Kanunu ve Tüketiciyi Koruma Kanunu uyarınca, ürünün zilyetliği alıcıya geçene kadar hasardan ve kayıptan satıcı ve kargo firması müteselsilen sorumludur.
“Biz bıraktık, çalınmış” savunması, kargo firmasını sorumluluktan kurtarmaz çünkü hukuka uygun bir teslimat (imza karşılığı veya güvenli kod ile) yapılmamıştır. Bu durumda hakkımı arayabilir miyim veya tazminat alabilir miyim sorusunun cevabı evettir. Kargo firması ispat yükü altındadır ve teslim alanın imzasını ibraz etmek zorundadır. Ürünün bedeli belirli bir limitin altındaysa (ki her yıl güncellenir) İlçe veya İl Tüketici Hakem Heyeti’ne e-devlet üzerinden başvurarak, ürün bedelinin iadesini tslep edebilirsiniz. Heyet, kargo firmasından teslim tutanağını isteyecek; “kapıya bırakıldı” beyanını teslimat olarak kabul etmeyerek bedelin size ödenmesine karar verecektir.
Sonuç olarak; kargonun kapıya bırakılması hizmet kusurudur, vakit kaybetmeden Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurarak ürün bedelinin satıcıdan veya kargo firmasından tahsilini sağlamalısınız.

Bir yanıt yazın