Sanal dünyada yaratılan değerlerin, gerçek dünyadaki ekonomik karşılığı gün geçtikçe artmakta ve oyun hesapları, modern borçlar hukukunun konusu olan birer “dijital emtia” haline gelmektedir. Mobile Legends, LOL veya PUBG gibi oyunlarda emek ve para harcanarak yükseltilen hesapların alım satımı, her ne kadar oyun şirketlerinin “Kullanıcı Sözleşmeleri”ne (ToS) aykırı olsa ve yasaklansa da, Türk Borçlar Kanunu açısından taraflar arasında geçerli bir “satış sözleşmesi” niteliğindedir. Sosyolojik olarak genç kuşak için bir statü sembolü olan bu hesapların çalınması veya satıldıktan sonra “hesap kurtarma” yöntemleriyle geri alınması, ceza hukuku bağlamında “Bilişim Sistemine Hukuka Aykırı Girme” ve “Dolandırıcılık” suçlarını oluşturur.
Bir oyun hesabını satın aldığınızda, satıcıyla aranızda sözlü veya yazılı bir akit kurulur. Satıcının parayı aldıktan sonra oyun firmasına başvurarak “hesabım çalındı” yalanıyla hesabı geri alması, sizi hileli davranışlarla zarara uğratması demektir. Oyun firmasının satışı yasaklaması, satıcının sizi dolandırmasına hukuki meşruiyet kazandırmaz. Eskişehir veya diğer illerdeki savcılıklar, dekont açıklamalarını ve taraflar arasındaki yazışmaları esas alarak, bu eylemi nitelikli dolandırıcılık veya güveni kötüye kullanma kapsamında değerlendirmektedir.
Ne yapmalıyım diyen bir mağdur için izlenecek yol bellidir: Satıcıya gönderdiğiniz paranın dekontu (açıklamada oyun hesabı bedeli yazması lehinizedir) ve tüm WhatsApp/sosyal medya yazışmalarıyla birlikte savcılığa suç duyurusunda bulunmalısınız. Satıcının “oyun yasaklıyor” savunması, Türk yargısı önünde onu ceza almaktan kurtaracak nitelikli bir savunma değildir.
Netice itibarıyla; oyun hesabı satışı oyun kurallarına aykırı olsa da Türk kanunlarına göre geçerli bir işlemdir; hesabı geri çeken satıcı dolandırıcılık suçundan yargılanır ve paranızı yasal yollarla iade etmek zorunda kalır.

Bir yanıt yazın